Bilirsiniz hollywood filmlerinde konusu intikam olan filmler birbirine benzer türdendir. Ama bu bambaşka, sıra dışı bir intikam filmi. Yok böyle bir intikam diyorsunuz filmin sonunda. Film baştan sona sürükleyici. Bu filmle güney kore filmlerinin de ne kadar kaliteli olduğunu düşünmeye başladım doğrusu.
29 Haziran 2010 Salı
İlginç Bir Rövaşata Gol
Penaltı ve rövaşata bir arada.
27 Haziran 2010 Pazar
Voleybol Maçında Heyecanlı Bir Sayı
voleybol maçından güzel görüntüler:) | izlesene.com
Voleybol maçında bir uzun süren bir sayı mücadelesi... Çok zevkli...
Kentin İncinen Sesi
Yorgun yürüyen gölgedir sokak çocukları.
Eksik ve kırılgan...
Antik çağların rüzgârı çalar kentin kapılarını.
Güneşle yıkanan Körfez’e uyanır Alsancak.
Neşesi uzun, İzmir gibi genç Ares’i öper,
Yalı çapkınları.
Ayak izlerine imbatın minik bir serçe konar.
Süzülürken Karşıyaka vapuru uysal dalgalarda,
Amazon kadınlar kadar mağrur okşar göğü Ay.
Yudumlar Güneş’i günbatımı.
Kaldırımda,
göçmen yalnızlık.
Ceplerine saklar kendini çocuk.
Kuru ekmeği bölüşürken martı çığlıklarıyla,
Gelincik açar gözleri;
uyanır anneye özlem...
Kime baksa çevrilen bakışlar.
Parmaklarında kırılır düş.
Büyür içinde kasırga öncesi.
Kirli yüzünde düşler de kirlenir.
(Mine Ömer)
26 Haziran 2010 Cumartesi
Farid Farjad (Keman)
Farid Farjad' tan çok hoş bir keman dinletisi...
25 Haziran 2010 Cuma
Talha Eymen' den Kaldırımlar Şiiri
Güzel bir yorum. Dinleyin derim...
A Moment To Remember
A Moment To Remember güzel bir romantik, dram filmi. Kore yapımı bir film. Zaten Koreliler bu tür filmlerde usta.
Masa Tenisi Güzel Bir Gösteri
Bu işi biliyorlar :)
20 Haziran 2010 Pazar
tibetan song yi re kyo - kunga
tibetan song yi re kyo - kunga | izlesene.com
Bir Tibet şarkısı...
Sakarya Türküsü
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
(Necip Fazıl Kısakürek)
Fransa 0 - 2 Meksika Maç Özeti
Fransa 0 - 2 Meksika maç özeti... France vs. Mexico highlights...
İngiltere 0 - 0 Cezayir Maç Özeti
İngiltere - Cezayir maç özeti... England vs. Algeria match.
İspanya 0 - 1 İsviçre Maç Özeti
İspanya - İsviçre maçının özeti. Spain vs. Switzerland match important positions and goal.
17 Haziran 2010 Perşembe
Arjantin 4 - 1 Güney Kore (Özet)
Arjantin - Güney Kore maçının özeti ve golleri.
15 Haziran 2010 Salı
İtalya 1 - 1 Paraguay Maç Özeti
İtalya - Paraguay maç özeti...
14 Haziran 2010 Pazartesi
Almanya 4 - 0 Avustralya Maç Özeti
Almanya - Avustralya maçının özeti...
13 Haziran 2010 Pazar
Güney Kore 2 - 0 Yunanistan
Güney Kore Yunanistanı 2 - 0 yendi. Maçın golleri ve pozisyonları... Korea Republic vs. Greece match goals and important minutes...
İngiltere 1 - 1 ABD
İngiltere - ABD maçının özeti ve golleri... England - USA match's important minutes and goals...
12 Haziran 2010 Cumartesi
Takvimdeki Deniz
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin.
Ve o kadar bucaksız.
Ta karşımda yapraksız
Kullanılmış bir takvim.
Üzerinde bir resim;
Azgın, sonsuz birdeniz.
Kaygısız, düşüncesiz,
Çalkanıyor boşlukta
Resimdeyse bir nokta;
Yana yatmış bir gemi,
Kaybettiği alemi
Arıyor deryalarda.
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi,
Bana sahici geldi.
Geçtim kendi kendimden,
Yüzüme o resimden,
Köpükler vurdu sandım.
Duymuş gibi tıkandım,
Ciğerimde bir yosun.
Artık beni kim tutsun.
Denizler oldu tasam,
Yakar onu bulmazsam
Beni bu hasret dedim
Varırım elbet dedim.
Bir ömür geze geze
Takvimdeki denize.
Ne var bana ne oldu
Odama nasıl doldu
Birden bire bu meltem
Ve dalgalandı perdem
Havalandı kağıtlar.
Odamda kıyamet var.
Ah yolculuk yolculuk
Ne kadar baygın soluk
O gün bizde betbeniz
Ve ne titrek kalbimiz.
Ve eşyamız ne küskün.
Yola çıktığımız gün
Bir sıraya dizilmiş
Gözyaşlarını silmiş,
Bakarlar sinsi sinsi
Niçin o anda hepsi
Bir kuş gibi hafifler
Arkandan geleyim der
Niçin o güne kadar
Dilsiz duran ne kadar
Eşya varsa dirilir
Yolumuza serpilir
Ufak böcükler gibi
Gezer onların kalbi
Üstünde döşemenin
Gizli bir didişmenin
Saati çalar o an
Birden bakar ki insan
Herşey karmakarışık.
Ayırmak olmaz artık
Bir kalbi bir taraktan
Ve kalb ağlayaraktan
Çekilir geri geri
Terkeder bu mahşeri.
Bu mahşerin içinden
O gün ben de geçtim ben,
Nem varsa evim, anam,
Çocukluğum, hatııram,
Ve ne sevdalar serde
Bıraktım gerilerde
Kaçar gibi yangından.
Rüzgarların ardından
Baktım da süzgün süzgün
Kurşun yükünü gönlün
Tüy gibi hafiflettim.
Denize hicret ettim.
(Necip Fazıl Kısakürek)
Arjantin 1 - 0 Nijerya (Maçın Golü)
Arjantin Nijerya' yı Heinze' nin attığı golle mağlup etti...
Talha Eymen - Yenik Serçe
Yılmaz Odabaşı'nın harika şiiri Yenik Serçe Talha Eymen' in yorumuyla dinlemenizi tavsiye ederim...
Uruguay 0 - 0 Fransa (Tüm Pozisyonlar)
Maçın tüm pozisyonları...
11 Haziran 2010 Cuma
Gülce
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ulu dilber kalesinin burcunda
Muhteşem belaya nazır
Topuklarım boşluğun avucunda
Derin yar adım çağırır
Dikildim parmaklarımın ucunda
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurum kenarındayım Hızır
Cihan hazır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gülce'm uzaktan dolanır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Gülce bir davet
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce bir afet
Peri değil
Huri değil.
Gülce beyaz sihir
Gülce ölümcül naz
Buram buram zehir
Yar gözünde infaz
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbet'ül-arz'dan
Deccalden,yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce'den
Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor,ürperiyorum
Saniyeler gözlerinde birer can
Her saniyede bir can veriyorum...
(Ömer Lütfi Mete)
9 Haziran 2010 Çarşamba
Sen Kuş Olur Gidersin Bir Trenle
Uzun bir geçmişimiz var
Hiç yorulmadan
En azından bir kere
eğlenceli beşik
ha biz varız
ha biz maskeli balo
Saygıya durup üstün bir gecede
Bir sır payı katlayıp
sade bir kahveden
Keyifsiz bir detayın hükmüyle
ha biz yokuz
ha biz seferde
Ya bu kez ölenleri görmeliysek
Ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle
Parka dolalım
Park bizi alır önce
Seyrimizden bir sabah kazanır
Eğri fakat daha çok eğrilmez bir şöförle
Sayısız rampaya katlanır
ya güneşten daha zengin
sofraya diz çökeriz
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle
Oysa sergimize kuşlar gelir uzanır.
(Cahit Zarifoğlu)
8 Haziran 2010 Salı
Amerikan Gangaster
Uyuşturucu ticaretinde üstün yetenekli bir adam ve onu yakalamaya çalışan bir dedektif... Russel Crowe ve Denzel Washington' un karşı karşıya geldiği çok güzel bir film. İlk başta sıkıcı gelebilir ama ilerleyen zamanda film ilgi çekici bir hal alıyor.
Hadi Git
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!
Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.
Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.
Mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.
Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.
Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.
Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.
Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!
Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.
Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.
Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.
Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!
Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!
Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.
Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!
Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!
Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm!
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.
Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum!
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! ...
(Cemal Safi)
Gidiyorum İstanbul
Son kez sokaklarını dolaştım adım adım
Kalbimdeki sevdayı yollarına sakladım
Yok saydım varlığını, ismini yasakladım
Artık seni düşünmek kırgın yüreğime zul
Son umut da terk etti, gidiyorum İstanbul
*********************************
Titreyen parmaklarım sensizliğe uzandı
Bu ne heybetli kuşku, söyle nasıl bir “zan”dı?
Dudağımda son öpüş, büyülenmiş bir andı
Al beni kollarına, sükût içinde sokul
Ruhun ruhumu çekti, gidiyorum İstanbul
********************************
Nedensiz bir cevabın içinde gizli soru
Öyle bir bilinmez ki; ten ıslak, gözler kuru
Sırılsıklam bedenim, hissetmiyor yağmuru
Çok fırtınalar esti, ne olur artık durul
Aşk yağmurları bitti, gidiyorum İstanbul
*********************************
Yol bitmiş, yolcu yorgun, hancı kendinden geçmiş
Hesabını soruyor, hem gelecek hem geçmiş
Anladım vuslat için, vakitler çoktan geçmiş
Bir çift mahzun ela göz, bakıyor usul usul
Anılar beni yaktı, gidiyorum İstanbul
*********************************
Buz tutan bedenimde bu sevda, ateşimdi
Kapkaranlık dünyamda yükselen güneşimdi
Kaybolan kimliğime can veren ruh eşimdi
Hayalin beni yordu birazcık da sen yorul
Gönlüm huzur hak etti, gidiyorum İstanbul
************************************
Daha ilk sayfasında yarım kaldı bu roman
Pişman olmak beyhude geri dönmüyor zaman
Hoşça kal gökkuşağı, hoşça kal güzel insan
Ben sana yar olmadım, şimdi başka yaren bul
Geldi ayrılık vakti, gidiyorum İstanbul
(Emin Zeybek)
7 Haziran 2010 Pazartesi
En Komik 5 Gol :)
tarihteki en komik 5 gol | izlesene.com
En komik beş gol. Gerçekten de ilginç goller :D
Kızılderililer Nasıl Yokedildi? - Bartolomé de Las Casas
Bu kitap İspanyolların Amerika kıtasının keşfiyle nasıl bir Kızılderili soykırımı yaptıklarını anlatıyor. Bu kitabın yazarı da İspanyol bir Piskopos olan Bartolomé de Las Casas... Şahit olduğu olayları da anlatıyor yazar.
Otuş Beş Yaş
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.
N'eylesin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla tasında.
(Cahit Sıtkı Tarancı )
6 Haziran 2010 Pazar
Amatör Ses - İnşallah
İnşallah - amatör ses | izlesene.com
Sıla' dan da güzel söylüyor bence...
5 Haziran 2010 Cumartesi
Yenik Serçe
Yaban ve asi,
Dağlara dağılan taylar gibi.
Ve yangın gençliğinin alazında
Işıltılı bıçaklar gibi.
Adana’da yollara dizilmiş garlarda,
Çığlık çığlığa peronlarda
Çocuklar gibiydi gözleri.
Adı Nevin,
Şarap içer, rüzgâr giyerdi geceleyin
O, kanadı kırık bir kuştu,
Beyaza vurulmuştu;
Kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini.
Kimseler…
Görmedi kimseler kirlendiğini.
Adı Nevin,
Hüzün kokar ve korkardı geceleyin
“Kendini martılarla bir tutma” derdim;
"Senin kanatların yok düşersin,
Yorulursun,
Beni koyup koyup gitme ne olursun.."
O, kanadı kırık bir kuştu,
Gülümserken vurulmuştu.
Kimseler görmedi uçtuğunu.
Kimseler..
Görmedi kimseler öpüştüğünü.
Adı Nevin,
Özlem tüter ve çağlardı geceleyin.
“Işığın” diyordu; "kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum"
"Karanlık kördü ve acımasız..
Ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı;
Kanatlarımı kanatmaktan geliyorum..."
O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı.
Sonra da çift çıkardık; kar yağardı,
Biz dinlemez, çıkardık!
O kentte bütün sokaklar
Biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı,
İnsanlar dar yapılmıştı,
Çıkardık!
Kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına
Ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda..
Avurtlarına çarpan kar taneleri,
Gözyaşlarının sıcaklığına çarpıp erirdi..
Erirdi.
Biz yan yana, yana yana..
Yana yana!
O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı,
Ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı...
Gitti...
Kanatları yüreğimdeydi.
Kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi.
Yitirdim o aşkın kimliğini;
H ü k ü m s ü z d ü r...
Adı Nevin,
İhaneti tutuşturduk bir sabahleyin!
(Yılmaz Odabaşı)
Jessica Simpson - I Wanna Love You Forever
Jessica Simpson - I Wanna Love You Forever... dinlemenizi tavsiye ederim.
4 Haziran 2010 Cuma
Öldüm Ulan
Sancıyan gecelerin ağırlığınca girdim hastalıklı uykularıma.
Başucumda acabalarla beynime inen saat tik takları,
Kalk git ona der gibiydi.
Dokunsan kar gibiydim parmaklarında.
Kopsan, buzul…
Acının negatifi basıyor sözlerimi.
Öldüm ulan üşümekten! Kapat/sana gözlerimi.
Vapursuz bir iskele gibi kaldım.
Mutedil dalgalı yorgunluğum.
Soysuzlaşan bir yanılgı gibi kıvrandım deliliğin biz, aşkın; sen halinde.
Meğer uçuruma yaslanmışım.
Düşünce anladım.
Girdabının burgusunda söndürmüşüm közlerimi.
Öldüm ulan düşmekten! Kapat/sana gözlerimi.
Gittin; sanki Annem öldü.
Gittin ve beni kendime uğurladın.
Kimse kendine benim kadar yoksul değildir.
İnsan kendini kendisizlikte nasıl bulur?
Bir haciz gibi girdiysen içime,
Bu benim kendime olan borcumdandır.
Sanki bir kuş gagalıyor beynimi.
Öldüm ulan düşünmekten! Kapat/sana gözlerimi.
Yaşamla aramı açacak yaralara göz yumuyorum.
Sana ağır yaralanmayı seviyorum.
Kan kaybından gülüyorum.
Dramlardan çalınmış bir ölüm gelir şimdi suzinak makamında.
Aşk yapışmıştı o gece boğazıma.
Kurtulsam ölecektim.
O yüzden aram açık aramla…
Nicedir oyunbozanım; susuyorum sözlerimi.
Öldüm ulan küsmekten! Kapat/sana gözlerimi
Her gemide bir fırtına izi saklıdır.
Bundandır kendi gözyaşlarımızda boğulmalarımız.
Saçların ağlıyor mu hala bilmiyorum ama kayboluyorsan dallarında,
Bu senin kendine sarmaşıklığındandır.
Bir kişinin yalnızlığının kaçla çarpımıdır iki kişinin yalnızlığı?
Ve kaç yalnızlık çıkar bir kişinin yalnızlığından?
Sus! Biliyorum.
Yalnızlık yokluğun avuntusudur.
Binlerce gündür boğazıma usturayım.
Özgürlükte çürüyor uçurtmamın çıtaları.
Dua et de ölümün farkına varmadan ölelim.
Öldüm ulan ölmekten! Kapat/sana gözlerimi.
(Kahraman Tazeoğlu)
3 Haziran 2010 Perşembe
Sen İstanbul Kokardın
Martıların gözlerinden dinledim
İstanbul'un boğazı yanmış dün gece Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim
Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize
Ben bu şehre yüreğimi içirmedim
Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi
Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi
Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın
Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda
Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...
Utanır, intihar ederdi ölüm,
Hayata rest çekip ağladığımda,
Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...
Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda
Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi
Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,
Kah aşkı yağan kar tanesi
Kah Leyla tüten rüzgardın
Zambak gibi leylak gibi,
Sigaramda duman gibi
Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın
Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına
İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum
Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına
Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum
Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece
Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim
Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri
Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim
Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul
Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim
Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim
Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor
Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor
Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor
Oy gece gözlüm oy, İstanbul seni kokuyor
(Serdar Tuncer)
2 Haziran 2010 Çarşamba
Harika Kaleci Kurtarışları
Maça iyi konsantre olan bir kaleciyi geçmek zordur...
Kayıp Nişanlı
Savaşa giden ama geri dönmeyen nişanlısını arayan bir kız... Tam bir dedektif gibi çalışıyor... Güzel film.
Cascada - Evacuate The Dancefloor
Cascada - Evacuate The Dancefloor... Güzel bi müzik...
1 Haziran 2010 Salı
Filistin'in Gölgesinde Abdulhamit ve Theodor Herzl
Yahudilerin bütünleşip şimdiki güçlerini bulmalarını borçlu oldukları Theodor Herlz' in Sultan II. Abdülhamit ile Yahudiler için yaptığı mücadele ve Abdülhamit' in Theodor Herlz' e ve Yahudilere tavırlarını anlatan çok güzel bir kitap.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















